Önyargılar

İnsanın en kesin önyargıları kendine yönelik olanlar. Kendine yönelik kurallar, zorlamalar, gerçekçi ya da değil beklenti ve hedefler koymak herhalde daha kolay geliyor, aynı şeyi başkalarına kabul ettirmekten. Az sayıda kişinin “ideallerim”, daha çok kişinin “prensiplerim” dediği, aslında ne ideal ne de prensip olmayan, daha çok “kabul edilebilir minimum konfor seviyesi” beklentileri var. Herşeyden önce gerçekçi olup olguların isimlerini doğru koymak lazım. Yazacaklarım örnektir, üstüne alınanları kastediyorsam, kendinizi dinleme fırsatı, kastetmediğim halde üstünüze alınıyorsanız, neden diye sorma zamanı. Kendimi kastettiğim noktaları geçiyorum zaten…

Pek çok kere insanlardan eşlerinin hayatlarına neler kattıklarını ya da katmaları gerektiği halde yetersiz kaldıklarını dinledim. Öncelikle evlilik insanlar o imzayı neden attıklarını düşünmeseler de aslında bir sözleşmedir. Karşılıklı beklentilerin adını koymak için evlenmeden önce konuşsa insanlar muhtemelen daha mutlu, sağlıklı ve uzun süreli evlilikler yaşanacak. Genelde “bir şey beklediğini” kendine bile itiraf edemeyen insanların bunu “sevdikleri” ama “beklentileri karşılama yüzdesiyle” değerlendirdikleri insanlarla konuşmaları genelde imkansız oluyor gördüğüm kadarıyla. Mesela bu konuda çok açık davranan bir arkadaşım var. Kendisine, sevgilisine ve bize açık açık ilişkiden ne beklediğini listeleyebilecek netlikte. Çoğu kişi tarafından densiz olarak görüldüğünü biliyorum, oysa namuslu bence, en azından kimsenin zamanını, hayatını, hayallerini ziyan etmiyor.

Pek çok arkadaşım işlerinden mutsuzlar. Mutsuz olmadığınız bir işe geçin o zaman… Tabii söylemesi kolay. Konu neyin rahat neyin rahatsız olduğu değil de, belli maddi çıkarlar uğruna mutluluklarından fedakarlık ettiklerini kabullenemiyor olmaları. Bunu doğru ya da yanlış diye değerlendirmiyorum. Sadece itiraf etseler kafaları rahatlayacak, neden bu rahatlamayı kendilerinden esirgiyorlar anlamıyorum.

Benim hayatımda daha iyi olmasını istediğim çok şey var. Ama şunu göz ardı etmiyorum: Hayatıma olumlu ya da olumsuz dışarıdan gelen etkiler de dahil son planda toplam sorumluluk bende.

O yüzden, bana mikrop bulaştıran kişiyi suçlamak yerine “senden başka mikrop kaynakları da var” deyip hasta hasta evde oturuyorum. Çünkü biliyordum hastalanacağımı…

O yüzden, babamı ya da annemi beni büyüttükleri tarz için suçlamak yerine bana harcadıkları emeği ben ne kadar değerlendirebildim diye bakıyorum, annem içtiğim içkiye mi, sigaraya mı daha çok kızardı görse diye düşünürken…

O yüzden, beni kıranları suçlamıyorum, izin vermesem kıramazlardı….