Bayramların şahsiliği hakkında

Bayram denilen günler ne kadar ortak ve sosyal günler, ve ne kadar şahsi boyutta anlamlı, üzerinde düşünmek lazım. Bayramların şahsiliği hakkında çok konuşmuyoruz. Bir zamanlar hep “eski bayramlar” konuşuldu, anlatıldı. Şimdi düşündükçe o zamanları yaşayanların “bugünlerinden” memnuniyetsizlikleri buna sebep olmuş diye bir sonuca varıyorum. Bu sıralar bir şekilde popüler kültürden kopmayı başardım, bu bir başarıysa eğer. Hala aynı saçmalıklar mı satılıyor yoksa sosyal yapının hakimleri kültür olarak yeni yalanları mı pompalıyor bilmiyorum.

Çocukken ailelerimizin bizim için seçtikleri gerçeğin içinde yaşıyoruz. Bir yerde bu seçim aileden bireye doğru dönüşüyor. O noktada ne kadar düşünülerek geçiş yapıldığı önemli. Kişi gerçekten de ailesinin normlarını kendi kararıyla benimsiyorsa bunda bir sorun görmüyorum. Ama sadece “böyle gelmiş böyle gider, üzerinde düşünmek çok zor hayatın” diyenlere acımalı mı kızmalı mı?

Bayramın hangisi olduğundan bağımsız olarak, bugünlerde çok fazla “neşelenecek” bir olgu yokken hayatımızda, bayramları “neşe kaynağı” olarak gören bakışın içinde olamıyorum. Açıkçası olmaya da çabalamıyorum, canı isteyen canı istediği gibi bayramı kutlayabilir, başkalarına empoze etmeye çalışmadıkları sürece.

Kurban özelinde yapılan, hayvan hakları etrafındaki polemikleri ise açıkçası gereksiz görüyorum. Kırmızı eti neredeyse tamamıyla bırakmış biri olarak bakışımın “farklı olması” gibi bir beklenti var, bazı tanıdıklarda. Ama özellikle besi hayvanlarının durumu ortada ve ticaretleri tam gaz sürerken Kurban dolayısıyla hayvan hakları savunuculuğunu radikal noktalara taşımak ve üstüne insanların inançlarına hakarete vardırmak hem yanlış, hem de sonuçsuz.

Son planda ise hayat her gün gördüğümüz tatsızlığı ve kötülüğüyle devam ediyor. Geçenlerde duyduğum bir şeyle kapatayım. “Bugüne kadar yaşamış canlı türlerinin %99.9’unun nesli tükenmişken, insanların bir istisna olacağını sanmak budalalık.” Sonuçta sizden bir sonra gelecek nesli yetiştiriyorsunuz ve işiniz bitiyor. Ya da benim gibi…

Ha farkındaysanız, bayram kutlaması olarak görüp göreceğiniz bu yazıdır…

Published by

Can Baysal

It is fortunate that I am not famous, as any biographer and or journalist would definitely have problems while gathering information on my background. What I am basically is a renaissance man in modern age with diverse areas of interest and some interconnected subjects of expertise mainly centered around ICT.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *