Gece düşünceleri

Son derece sıkıcı bir konuya açıklık getirip hayallerinizi yıkacağım. Hani filmlerde uzay gemileri savaşır da, vurulan gemi uzaydan gezegene düşer ya, o aslında imkansız. Yörüngedeki bir aracın düşmesi için, önce yörünge enerjisini tüketmesi lazım ki, bu da özellikle atmosferin dışındaysa motorlar olmadan pek mümkün değil.
Daha korkuncunu anlatayım, yörüngedeki bir araç roketleri geriye doğru bakarken motorlarını çalıştırırsa, yani ileri doğru hızlanmaya çabalarsa, yarım tur sonunda daha yüksek ve daha YAVAŞ bir yörüngeye tırmanır.
Hatta, içgüdülere daha da ters olarak; Yakıt verimliliği en yüksek şekilde Güneş’e yaklaşmak için, önce aracı güneşten uzaklaşacak şekilde hızlandırmak, sonra da yörüngenin en uzak noktasında zaten yavaşlamışken daha da yavaşlatmak lazım. Bu akışın en hızlı noktası doğal olarak Güneşe en yakın nokta olacak ve yörüngenin uç noktasında hız sıfıra ne kadar yaklaşırsa, güneşe yakın nokta o kadar hızlı geçilecektir.
Ya, evet canım sıkılıyor, daha acıklısı bu yazdıklarımı ne yazık ki yeni öğrenmemiş, aksine yıllardır biliyor olmam…. Ne gereksiz şeyler okumuşum!!! Yörünge mekaniği hayattaki en eğlenceli ya da en uygulaması mevcut konulardan biri sayılmaz sonuçta… Hele, aracın burnunu gezegene doğru çevirip motorları çalıştırınca gezegene yaklaşmıyor olmak işin en güzel tarafı !!!! Uzay filmlerinde gördüğünüz hemen hemen her şeyin aslında yanlış olması ayrı bir zevk işte, aşağı yukarı sözde bilgisayar korsanlarının “hack NSA” diye komut vermeleri kadar zevkli.