Olumsuz şartların faydası

Geçenlerde nezle oldum diye kafamın çalışmaya başladığını yazmıştım. Hastalığın adından, sıkıntının tipinden bağımsız olarak olumsuz şartlarda kafam daha iyi çalışıyor. Muhtemelen başka bir şeye enerji harcayacak halim kalmadığı için oturup boş boş havaya bakar gibi dururken bir şey hakkında düşünmek en kolayı olduğu için.

Bir toplantı için bekliyorum. Evin oraya davet ettim insanları. Bir yandan kediler, bir yandan kitaplar falan. Kahve yerine ıhlamur, sigara yerine kağıt mendil. Koşturacak halim olsa tek farkı şu anda Bahariye ya da Moda’da bekliyor olmam olurdu.

Ruhunu okumayı sevdiğim insanlardan biri demiş ki “ertelenemeyen sorudan konuşmanın vakti geldi”. Çapari gibi aklıma dolaştı kaldı (balıklar beni pek bir severler, onları yakalamak yerine kendimi düğümlediğim için…). Ertelenemeyen sorum var mı diye.

Ertelenemeyen sorunlarım oluyor, sorular konusunda ise daha gevşek davrandığım kesin. Daha “ben kimim” için cevap aramayı bitiremedim. Tek bulduğum cevap da “x, y, z ya da kendini görevli gören her kimse, onun tanımladığı insan olmadığım, olamadığım, olmamaya çalıştığım”.

Neyse sigara yok beynime daha fazla oksijen gidiyor, kısa kesmemin daha doğru olacağını görecek kadar kafam çalışıyor.