Komşuluk

Geçen sene bugünlerde, ya 29 Aralık 2016 ya da 30’u. Bu eve taşınalı daha iki hafta olmamıştı yani. Hayatımın en kötü dönemlerinden biriydi, bilinen ve bilinmeyenlerle. Gece yattığım yerden bu şarkıyı duydum:

Ama ilk anda uyanamadığım ekstra bir güzelliği vardı. Sonra anladım, Sezen Aksu söylemiyordu, müzik canlıydı. Komşulardan birinden gitar ve vokal geliyordu, hepsi o kadar. Hayatta güzel bir şeyler olduğunu bu kadar doğru zamanda hatırlatan çok fazla tesadüf yaşamadım, bu aralarında en gereklisiydi sanırım.

Beni biraz da olsa tanıyanlarınızın tahmin edeceği üzere, adını bile bilmeden selamlaştığım iki üç kişi dışında komşularla pek bir ilişkim yok. Müziğin nereden geldiğini de bilmiyorum, tekrarlamadı. Belki de taşınıp gittiler. Fakat çok düşündüm bu konuyu. Bazı insanlar yoldaki bir böceği ezip geçtikleri gibi insanı ezerken, başka bazıları da yine farkında bile olmadan o ezilmişi yerden kaldırıp yola devam etmesini sağlıyorlar.

Published by

Can Baysal

It is fortunate that I am not famous, as any biographer and or journalist would definitely have problems while gathering information on my background. What I am basically is a renaissance man in modern age with diverse areas of interest and some interconnected subjects of expertise mainly centered around ICT.