Notlar almak ve unutmak

Raflar, defterler, çantalar, diskler dolduracak kadar notu saklamışım sağda solda. Neden not aldığımı sorduruyor bana, organizasyon notlarım ve not gruplarını organize ettiğim meta-notlar ve yakında ortaya çıkacak meta-notların meta-meta-notları.

Bazı notlar unutacağımdan korktuğum şeyleri hatırlamak için. Bazı notlar ise düşünmekten sıkıldığım şeyleri paketleyip kaldırmak için. Bazı notlar saflıkla alınmış, bir gün bana ders olsun diye, ve gömülüp kalmış bir yığın defterin altında, adını bie zor hatırladığım insanlar, şirketler, binalar hakkında kendi kendimi uyarmaya çalıştığım zamanlardan.

Asıl olan noktayı anlamam zaman aldı, kabullenmek de. İnsanın süregelen sessiz bir monoloğu var, bu monoloğun kaydedilmesi de, paylaşılması da, bir dialoğa dönüştürülmesi de, aslında gereksiz olmakla beraber, kendini beğenmişliğimizin, kendini anlatma ihtiyacımızın ve benzeri kibir temelli ihtiyaçlarımızın sonucu.

Yukarıdaki paragrafın benim açımdan en acıklı kısmı ise, belki bir “not” olarak; Açıkçası “kibir” bence tam doğru kelime değil, ama yazarken aklıma asıl gelen kelime olan “vanity” için bulduğum, bazıları bence tamamıyla yanlış olan, diğer tercümeler “gurur”, “gösteriş”, “hava”, “makyaj masası”, “değersizlik”, “boşunalık” ve “kurum” olunca, aralarında en uygunu “kibir” bana kaldı. Böyle anlarda babamı arıyorum, aklıma hiç gelmeyecek çok uygun bir laf bulup önerirdi herhalde.