Çıt çıt en güzel kedim değildi, en sevimlisi de olmadı, en akıllısı da kedilerimin. Ama en sevdiğim oydu sanırım, bana en çok şey öğreten de o oldu. Geçen sene 1 Aralık’ta gitti, çok çekti gitmeden önce, ben kendi çektiklerimi dert edemiyordum, edemiyorum onun sıkıntılarını gördükçe, hatırladıkça. Yaşarken de, ölürken de, öldükten sonra da bana çok şey öğretti, hem kediler hem insanlar hakkında. Okuma yazma bilmediğine güveniyorum: Tekila, hiç bir zaman Çıt çıt gibi olamayacak 🙁
Keşke insanların nasıl iyi ve değil, düşünceli ve değil, insancıl ve değil, bencil ve değil, güvenilir ve değil olarak ikiye ayrıldığını bu kadar öğrenmesem de televizyondan koltuğa kadar yürümeye üşenip yolun ortasında uyumaya başlayan battaniyem hayatta olsaydı. Ama olmuyor, giden gelmiyor, kediler konuşmuyor, yamuk insan düzgün, düzgün insan yamuk olmuyor.